Dr. Dyt. Fatma Tuğba Günay’dan Ramazan sonrası beslenme tüyoları

Bu süreci doğru yönetir ve bilinçli bir şekilde değerlendirmeyi başarırsak uzun vadeli olumlu sonuçlar elde edebileceğimizi ifade ederek bazı tüyolar paylaşıyor.

Oruç tutmaya başladığımız andan itibaren aslında vücudumuzu ilk aşamada yoruyoruz. Alışmış olduğu düzenden bir andan saptırıyor, çok daha zor bir düzene adapte ediyoruz. Bunu da bir anda yaptığımız için vücut doğal olarak ilk aşamada yorgunluk hissediyor. Fakat bu yorgunluk güzel bir sürecin başlangıcı olabilir. Zira ilk haftadan sonra vücut hafif döngüler ile bu yeni sürece adapte olmaya başlar. Bazı noktalara dikkat eder ve bilinçli bir şekilde ilerlerseniz, ilgili süreci uzun vadeli bir beslenme alışkanlığına dönüştürme fırsatı yaratabilirsiniz.

Bayramda Kontrollü Olmalısınız

Vücudunuzun az besin ve düzenli tüketim konusunda yaşadığı alışkanlık bayram ile birlikte bozulabilir. Sürekli yapılacak olan ziyaretler, tatlı ve benzeri ikramlar sizi cezbedebilir. Bu konuda kendinize olabildiğince hakim olmak zorundasınız. Zira bayram ile birlikte beslenmeye bir anda artış verirseniz ki özellikle de tatlı tüketimi artar ise bu durum ciddi sağlık sorunlarına da sebebiyet verebilir. Sadece kilo almak ile kalmaz bu durumu düzeltmek adına uzunca bir süre beslenme ve sağlık noktasında ciddi çabalar sarf etmeniz gerekebilir.

Diğer yandan bayramı doğru bir biçimde atlatırsanız, emin olun artık vücudunuz bağımsız olarak beslenme konusunda bir alışkanlığa sahip olmuş demektir. Eskisi gibi sık tüketim ihtiyaçları ortadan kalkacak, sürekli besin arayışı son bulacak ve daha nizami bir tüketim dönemine girilecek. Bu noktada çok öğün – az besin mantığı ile vücudun ihtiyaçlarını karşılamaya kendinizi alıştırabilirsiniz. Böylelikle vücudu yormaz ve dengeli bir biçimde kilo verme şansı da bulabilirsiniz. Eğer ideal kilonuzda iseniz kas yapınız ve fit kalmanız için bu alışkanlıklar size uzun vadeli destek sağlarlar.

Bayram Sonrası Beslenme Süreci

Artık bir oruç bir de tatlı savaşları içeren bayram dönemini geride bıraktınız. Bu savaşlardan başarıyla çıktıysanız, beslenme konusunda eskiye oranla kendinizi daha rahat düzene koyabileceğiniz bir yapıdasınız. Haliyle; laktozsuz, probiyotikli ve glutenden uzak bir tüketim sürecine girmenin tam vakti. Alışveriş yaparken alıştığınız standart besinler yerine, sadece damak zevki odaklı tüketimler yerine “vücudumun neye ihtiyacı var?” Sorusundan yola çıkarak alışveriş yapmalısınız. Böylelikle vücudu yormayacak, sağlıklı bir şekilde etkinliğini yerine getirmesini sağlayacak bir süreç sağlamış olursunuz.

Dengeli Spor Sürecine Giriş

Oruç dönemi hiç şüphesiz vücudu yorar. Bu nedenle bayramdan sonra bir anda spora yönelmek zararlı olabilir. Hafif, dengeli ve tempolu yürüyüşler, egzersiz hareketleri bu noktada yeterli olacaktır. Bayramdan sonra ki ilk 1 aylık evrede beslenme alışkanlığınızı ve tempolu yürüyüş alışkanlığınızı da kazanırsanız emin olun artık her şey çok daha kolay olacaktır. Bu süreçlerin sonrasında 2. aya girdiğiniz de artık profesyonel bir spor desteği ya da beslenme danışmanlığı desteği de alarak hayâlini kurduğunuz vücut yapısını rahatlıkla elde edebilirsiniz. Unutmayın, en temel noktamız vücudu asla yormuyor ve bir anda yüklenmiyoruz, ona sadece ihtiyacı olanı sistematik bir düzen dahilinde veriyoruz.

Su Tüketimini Dengelemek

Ramazan süresince vücudu saatlerce susuz bıraktık ve sonrasın da bir anda su tüketimi sağladık. Bu nedenle Ramazan sonrası su tüketimi konusunda da vücudu dengelemek zorundayız. Haliyle sabah uyandığınız andan itibaren, yatağa gireceğiniz ana kadar hafif hafif su tüketimi yapmalı ve 1-2 hafta süresince günlük ortalama 2 – 2,5 litre kadar su tüketimi yapmalısınız. Böylelikle su noktasında da vücut dengesini kazanmış olacak ve metabolizma sisteminiz daha sağlıklı, hızlı çalışmaya yeniden adapte olacak.

Ana Öğünlerde Yoğunluğu Azaltın

Son olarak en çok dikkat etmeniz gereken nokta; kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği gibi ülkemizin ana alışkanlığı olan 3 ana öğün kültürüne dikkat etmeniz. Dediğimiz gibi, ne kadar çok öğün ve her öğünde ne denli az besin tüketirseniz, vücut o denli rahat sindirecektir. Fakat ana öğünlerde bilinçsiz ve sürekli tüketim sağlarsanız, ne yazık ki vücuda bir anda yüklenmiş olursunuz. Haliyle hem sindirim aşamasında zorluk çeker hem de sadece kilo alımı ile kalmaz sağlığınızı da olumsuz yönde zorlamış olursunuz.