‘Bu adalarda egemenlik tartışılır’

AYDIN HASAN Ankara  – Yunanistan’a, Türkiye anakarasının yakınındaki adaları silahlandırmasına karşı, bu adaların egemenliği ve buna dayalı deniz yetki alanları konusundaki son uyarı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapıldı. Türkiye’nin “egemenlik” konusunu tartışmaya açmaya hazırlandığı adalar arasında, Yunanistan’ın en büyük 5 adası arasında bulunan Midilli, Rodos ve Sakız da bulunuyor. 

Sorun oluşturan adalar! 

Ankara, Yunanistan’ın silahlandırdığı adalar konusunda, geçen yıldan itibaren daha aktif bir politika izlemeye başladı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Şubat 2022’de TRT’ye yaptığı açıklamada, “BM’ye iki mektup gönderdik. Bu silahsızlandırılmış adaların statüsünü Yunanistan ihlal ettiği için gönderdik. Bu adalar Lozan ve Paris anlaşması ile Yunanistan’a silahsızlandırma şartıyla verilmiştir. Yunanistan buralarda anlaşmaları ihlal ediyor. Yunanistan bundan vazgeçmezse, bu adaların egemenliği tartışılır… Gerekirse son uyarılarımızı yapacağız ve bu tartışma başlar” demişti. 

Dışişleri Bakanlığı’nın, Doğu Ege adalarının gayrıaskeri statüsüne ilişkin belgelere dayalı değerlendirmesine göre, Yunanistan’a silahsızlandırılma şartıyla bırakılan adalar ve ilgili uluslararası antlaşmalar şöyle: 

1914 Altı Devlet Kararı: Limni, Semadirek, Midilli, Sakız, Sisam, Nikaria adaları ile bu tarihte Yunanistan’ın işgali altında olan diğer adalar silahsızlandırılmak koşuluyla Yunan hakimiyetine bırakılmıştır, 

1923 Lozan Barış Antlaşması: 12. maddesinde 1914’deki karara atıfta bulunularak, bu karar teyit edilmiştir. 13. maddesinde Midilli, Sakız, Sisam ve Nikaria’nın, antlaşmaya ek Boğazlar Sözleşmesi’nde ise Limni ve Semadirek’in ne şekilde silahsızlandırılacakları düzenlenmektedir, 

1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi: Lozan Boğazlar Mukavelenamesi’nin ilgili hükümlerinin yerine geçmiştir. Sözleşmede Limni ve Semadirek’in silahlandırılabileceğine dair bir madde bulunmamaktadır, 

1947 Paris Barış Antlaşması: Meis ve 12 Adalar silahsızlandırılmak kaydıyla Yunanistan’a bırakılmıştır. 

İhlal 1960’ta başladı 

Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: 

“Halen yürürlükte olan ve Yunanistan’ı yasal olarak bağlayan bu antlaşmalar, Doğu Ege adalarının silahlandırılmasını yasaklamakta ve bu maksatla Yunanistan’a yasal yükümlülükler, sorumluluk da getirmektedir. Bununla birlikte Yunanistan, Türkiye’nin itirazlarına rağmen uluslararası hukuk çerçevesinde ahdi taahhütlerini ve antlaşmalardan doğan yükümlülüklerini ihlal ederek 1960’lardan beri adaları silahlandırıp, Doğu Ege adalarının silahsızlandırılmış statüsüne aykırı hareket etmektedir. Yunanistan, bu hukuka aykırı eylemlerini önce inkar etmiş, 1974’ten sonraysa temelsiz argümanlarla adaları silahlandırdığını kabul etmiştir. Ayrıca Yunanistan, 1993’te Uluslararası Adalet Divanı’nın zorunlu yargı yetkisini kabul ederken, ulusal güvenlik çıkarlarıyla ilgili askeri önlemlerden kaynaklı hususlara ilişkin Divan’ın zorunlu yargı yetkisine çekince koymuştur. Yunanistan bu şekilde adaların silahlandırılmasına ilişkin bir tartışmanın Uluslararası Adalet Divanı’na gitmesini engellemeyi hedeflemiştir. Bu durum, Yunanistan’ın anlaşma yükümlülüklerini ihlal ettiğinin Yunanistan tarafından zımnen kabul edilmesidir. Ülkemiz, bu ihlalleri en başından itibaren ikili olarak Yunanistan nezdinde, BM ve NATO gibi uluslararası platformlarda da protesto ederek hukuki tutumunu kayda geçirmektedir.” 

Yunanistan’ın en büyük 5 adası:

Girit (8 bin 336 km2)
Eğriboz (3 bin 665 km2)
Midilli (1.630 km2)
Rodos (1.398 km2)
Sakız (Chios) (842 km2).

Meis adasına vurgu

Türkiye, Yunanistan’ın tutumunu 2021’un Temmuz ve Eylül aylarında, iki mektupla BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi’nin dikkatine taşıdı. Mektupların içeriğindeki hususlar şöyle özetlendi: “Mektuplarda, aralarında Meis’in de bulunduğu adaların Türkiye anakarasına yakınlığına vurgu yapılmış olup, adaların silahlandırılmasının, Türkiye ve bölgenin güvenliğine ciddi tehdit oluşturduğu belirtilmiştir. Yunanistan’ın bahse konu ihlallerinin sürmesi halinde, bu adalardan kaynaklanan egemenlik haklarını, deniz yetki alanlarının belirlenmesi konusu dahil, ülkemize karşı kullanamayacağı belirtilmiştir.”